Cunda / Alibey Adası – Ayvalık

Hits: 94

Cunda / Alibey Adası

Cunda / Alibey Adası – Ayvalık
Fotoğraflar: Yaman Yaşınel
34 Sayfa / Türkçe

Alibey Adası olarak da bilinen Cunda Adası, Ayvalık koyunda yer alan ve Ayvalık Adaları olarak adlandırılan irili ufaklı 22 adadan biri. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı olan bu 22 adanın içerisinde yerleşime açık tek ada olan Cunda, Türkiye’nin Ege Denizi’nde bulunan Gökçeada, Bozcaada ve Uzunada’dan sonra gelen dördüncü büyük adası. Yerli turizmin gözdesi olan Cunda Adası, özellikle sahil şeridindeki balık lokantaları ile biliniyor.

Önsöz:

„Yol Arkadaşım“ adlı diziyi seyrederken Cunda Adasıyla ilk defa tanıştık, önceden eş dost ağzından oldukça methini duymuştuk. Ama diziyi izlerken Cunda bizi kendine çekti. Burayı mutlaka görmeliyiz diye düşündük. Hangi mevsimde daha güzel olur, ne zaman daha sakin olur gibi bir seçeneğimiz yoktu. Yıllık izinime çıktığım 2 hafta içerisinde denk gelirse şöyle bir uğrarız diye kararlaştırdık.

Çanakkale’de otururken bir sabah bugün acaba Cunda’ya mı gitsek diye düşündük. Çünkü bir gün evvel iskele önündeki stantlarda Cunda Gezilerini satan gençler her şey içinde adam başı 60 TL diye bize pazarlamaya uğraşıyorlardı. Dediklerine göre 2,5 saatlik bir otobüs yolculuğuyla oraya varılıyormuş. Sonunda bir düşünelim deyip ayrıldık. Kahvaltıdan sonra ani bir kararla günübirlik Cunda’yı görmek için yola çıktık. Hemen hemen her kasabada duran otobüsümüz sayesinde 4,5 saat gibi kısa (!) bir süre içinde Cunda’ya geldik. Ayvalık’tan Cunda’ya karayolu bağlantısı var. 1966 yılında “Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü” ile adaya karayolu bağlantısı sağlanmış.

Heyecanla köprüden geçerek, gözümüzde birazdan yiyeceğimiz lezzetli yemeklerin hayaliyle kendimizi doğru Cunda’nın göbeğine attık. Kelimenin tam anlamıyla turşu gibiydik. Sadece balık yiyip geri dönmek hem fiziki açıdan hem de mantık açısından doğru olmayacaktı. Nerede kalabiliriz diye düşünürken Ebru’nun hiperaktifliği yine kendini gösterdi ve bir balıkçıya burada nerede geceleyebiliriz diye sordu. Adam da bir tanıdığının yakında bir oteli olduğunu ve bizi oraya götürebileceğini söyledi. Ben her zamanki karamsarlığımla ve aşırı sıcağın verdiği bezginlikle istemeye istemeye de olsa adamın ve Ebrunun peşinden gittim.

Yaklaşık 10 dakikalık, bana bir ömür gibi gelen, hafif bir yokuşu tırmandıktan sonra otele geldik. Cunda’nın tam kalbinde, Taksiyarhis Kilisesi’nin yakınında ufacık, 5 odalı, tertemiz, pozitif enerjili şirin bir evdi burası. Sahipleri son derece misafirperver, zaten bu adada havasından mı suyundan mı bilinmez herkes çok barışçıl, herkes çok güleryüzlü. Genç bir çiftin işlettiği bu „Ayışığı Butik Otel“ beni hiç ummadığım bir şekilde olumlu olarak şaşırttı. Temiz, sakin ve herşeyden önemlisi serindi. Hemen yerleştik. Zaten vakit oldukça ilerlemişti biraz serinleyip dinlendikten sonra şehire indik veee kendimizi bir anda Cunda’da buluverdik.

Eğer siz de kendi fotoğraflarınızdan ücretsiz olarak bir e-kitap oluşturup burada yayınlamak isterseniz lütfen bizimle iletişime geçin.

İlgili Mesajlar